The women of France are beautiful.
- Fransa'nın bayanları güzeldir.
There are very beautiful women.
- Çok güzel bayanlar var.
Where is the ladies' room?
- Bayanların odası nerede?
They made a fool of him in the presence of ladies.
- Bayanların huzurunda onu aptal yerine koydular.
The lady is now drinking water.
- Bayan şimdi su içiyor.
Michael is a man's name but Michelle is a lady's name.
- Michael bir erkek adıdır ama Michelle bir bayan adıdır.
At your service, madam!
- Hizmetinizdeyim, bayan!
I'm sorry, madam. There must be some mistake.
- Üzgünüm bayan. Bir hata olmalı.
I will marry a beautiful Estonian woman.
- Güzel bir Estonyalı bayanla evleneceğim.
This letter is to the old woman.
- Bu mektup yaşlı bayanadır.
Who's your favorite female rapper?
- Favori bayan repçin kim?
I know that my Chinese female friends enjoy my disciplining them.
- Çinli bayan arkadaşlarımın onları disipline sokmamdan hoşlandıklarını biliyorum.
My wife sings in the ladies' choir.
- Karım bayanlar korosunda şarkı söylüyor.
A wife who can be quiet is a gift of God.
- Sessiz olabilen bir bayan eş Tanrının bir armağanıdır.
Do you know how old Miss Nakano is?
- Bayan Nakano'nun kaç yaşında olduğunu biliyor musun?
Miss White is liked by everyone.
- Bayan White herkes tarafından sevilir.
She is another Madame Curie.
- O başka bir Bayan Curie.
The lady's behaviour was always dignified.
- Bayanın davranışı her zaman onurluydu.
The lady's funeral was held at the local church.
- Bayanın cenazesi yerel kilisede düzenlendi.