a seizure or convulsion

listen to the pronunciation of a seizure or convulsion
Английский Язык - Турецкий язык

Определение a seizure or convulsion в Английский Язык Турецкий язык словарь

fit
{f} uymak

Tom uymak için elinden geleni yapıyor. - Tom is doing his best to fit in.

fit
{s} zinde
fit
{i} uygun olma

Tom'un uygun olma sorunu var. - Tom has trouble fitting in.

Sinirli bir kişi bu iş için uygun olmaz. - A nervous person will not be fit for this job.

fit
{i} oturma

Oturma odasına uymadığı için masayı hediye olarak verdim. - I gave away the table because it does not fit in the living room.

Bir keresinde yedi kişi benim arabama oturmayı başardı. - I once managed to fit seven people in my car.

fit
olmak

Kralın sadece bir çocuğu vardı ve o bir kızdı, bu yüzden ona ondan sonra kral olmak için uygun olacak bir koca temin edilmesi gerektiğini öngördü. - The king had only one child, and that was a daughter, so he foresaw that she must be provided with a husband who would be fit to be king after him.

Sadece bu ayakkabıların uyduğundan emin olmak istiyorum. - I just want to make sure these shoes fit.

fit
formda olan
fit
uygun gelme
fit
-e yerleştirmek
fit
-e takmak
fit
hazırlamak
fit
sağlıklı

Yoga stresle mücadeleye ve formda ve sağlıklı kalmaya yardımcı olabilir. - Yoga can help you fight stress and stay fit and healthy.

O, sağlıklı ve fittir. - She's healthy and fit.

fit
uygunluk

Sen yaşına bakılmaksızın bir fiziksel uygunluk testi için başvuruda bulunabilirsin. - You can apply for a physical fitness test regardless of your age.

fit
uygun olmak
fit
(Tıp) Nöbet, kriz
fit
(Tıp) Sara
fit
{s} (bedenen) formda olan, spor yapmaya hazır
fit
patlayacak halde
fit
{f} yakışmak
fit
sıhhatli
fit
hazır
Английский Язык - Английский Язык
fit
a seizure or convulsion

    Расстановка переносов

    a sei·zure or con·vul·sion

    Турецкое произношение

    ı sijır ır kınvʌlşın

    Произношение

    /ə ˈsēᴢʜər ər kənˈvəlsʜən/ /ə ˈsiːʒɜr ɜr kənˈvʌlʃən/

    Слово дня

    catechumen
Избранное