If you have a time, could you translate some sentences below, please?
- Aşağıdaki cümleleri çevirebilir misiniz, lütfen?
Who lives in the room below?
- Aşağıdaki odada kim yaşıyor?
Tom ran down the stairs.
- Tom merdivenlerden aşağıya koştu.
She looked at me with tears running down her cheeks.
- Yanaklarından aşağı akan gözyaşlarıyla bana baktı.
Tom has an inferiority complex.
- Tom bir aşağılık kompleksine sahip.
Sports cured him of his inferiority complex.
- Spor onun aşağılık kompleksini tedavi etti.
The actual price was lower than I had thought.
- Gerçek fiyat düşündüğümden daha aşağıdaydı.
Hanover is the capital of Lower Saxony.
- Hannover Aşağı Saksonya'nın başkentidir.
Things are definitely going downhill.
- İşler kesinlikle yokuş aşağı gidiyor.
He pushed the car downhill.
- O arabayı yokuş aşağı itti.
You can watch movies with English subtitles using this link.
- Aşağıdaki linkten, filmleri İngilizce altyazılı olarak izleyebilirsiniz.
The following words are called pronouns and are used as the subject of a sentence. They represent a person or a thing.
- Aşağıdaki sözcüklere adıl denir ve cümlede özne olarak kullanılırlar. Onlar bir kişi veya nesne sunarlar.
I'll be waiting downstairs.
- Aşağı katta bekliyor olacağım.
We went downstairs to have breakfast.
- Kahvaltı yapmak için aşağı kata indik.
The actual price was lower than I had thought.
- Gerçek fiyat düşündüğümden daha aşağıdaydı.
Tom started bouncing up and down on the bed.
- Tom yatağın üstünde yukarı aşağı sıçramaya başladı.
We walked up and down the streets of Kyoto.
- Biz Kyoto sokaklarında yukarı aşağı yürüdük.
It's better to be approximately right than completely wrong.
- Tamamen yanlış olmasındansa üç aşağı beş yukarı doğru olması daha iyidir.