Mary bir ünlü kişi olmaktan hoşlanır.
- Mary enjoys being a celebrity.
Sen artık bir ünlüsün.
- You're a celebrity now.
O ünlü biri olmak istiyor.
- She wants to be a celebrity.
Tanınmış psikolog görünüşte amcama benziyor.
- The prominent psychologist resembles my uncle in appearance.
Sami, tanınmış bir Kahireli plastik cerrahtı.
- Sami was a prominent Cairo plastic surgeon.
Tom ve Mary dünyadaki en tanınmış meşhur çiftlerden biridir.
- Tom and Mary are one of the most famous celebrity couples in the world.
Bir şöhret olmak istiyorum.
- I want to be a celebrity.
Tom bir şöhret olmak istemiyor.
- Tom doesn't want to be a celebrity.
O, firmada önemli bir konumu işgal eder.
- He occupies a prominent position in the firm.
Kule tepede önemli bir yer işgal etti.
- The tower occupied a prominent spot on the ridge.