pohpohlamak

listen to the pronunciation of pohpohlamak
Türkçe - İngilizce
{f} flatter

She wanted to flatter me. - O beni pohpohlamak istedi.

I wanted to flatter her. - Onu pohpohlamak istedim.

to flatter

I wanted to flatter her. - Onu pohpohlamak istedim.

She wanted to flatter me. - O beni pohpohlamak istedi.

to flatter, praise (someone) fulsomely
lay it on thickly
palaver
incense
sweet talk
lay it on
adulate
butter up
oil
sweeten
lay it on with a trowel
(Fiili Deyim ) sweeten up
{f} pamper
pohpohla
{f} flattering

A flattering friend is your worst enemy. - Pohpohlayan bir arkadaş senin en kötü düşmanındır.

pohpohla
flatter

I suppose I should be flattered. - Sanırım pohpohlanmalıyım.

If you flatter him, he'll do anything. - Onu pohpohlarsan, her şeyi yapar.

pohpohlama
blarney
pohpohlama
palaver
pohpohlama
{i} flattering
pohpohla
Pamper
pohpohlama
soft soap
pohpohlama
{i} adulation
pohpohlama
{i} sugarplum
pohpohlama
{i} incense
pohpohlama
{i} flattery
pohpohlama
rose water
Türkçe - Türkçe
Birini, yüzüne karşı gereğinden çok övmek, koltuklamak; pehpehlemek
Birini, yüzüne karşı gereğinden çok övmek, koltuklamak, pehpehlemek: "Yaparsın, edersin diye adamı pohpohladılar, borca soktular."- R. N. Güntekin
pehpehlemek
pohpohlama
Pohpohlamak işi
pohpohlamak