period of time

listen to the pronunciation of period of time
İngilizce - Türkçe
zaman periyodu
süre

Ben bir süre için onun bakımını üstlendim. - I looked after him for a period of time.

Birçoğu sömürgeciliğin egemenliği altında uzun bir süre baskı ve sefaletten çekmiştir. - Many have suffered oppression and misery for a long period of time under the rule of colonialism.

zaman dilimi
amount of time, length of time
zaman miktarı, süresi uzunluğu
the period of time
zaman dönemi
a while
bir süre

Bu paketleri kısa bir süreliğine bırakmak istiyorum. - I want to leave these packages for a while.

O, bir süre burada kaldı. - He stayed here for a while.

İngilizce - İngilizce
an amount of time; "a time period of 30 years"; "hastened the period of time of his recovery"; "Picasso's blue period"
{i} amount of time, length of time
a while
a period of time
time span
period of time

    Heceleme

    pe·ri·od of time

    Türkçe nasıl söylenir

    pîriıd ıv taym

    Telaffuz

    /ˈpərēəd əv ˈtīm/ /ˈpɪriːəd əv ˈtaɪm/

    Etimoloji

    [ 'pir-E-&d ] (noun.) circa 1530. Middle English pariode, from Middle French periode, from Medieval Latin, Latin, & Greek; Medieval Latin periodus period of time, punctuation mark, from Latin & Greek; Latin, rhetorical period, from Greek periodos circuit, period of time, rhetorical period.

    Videolar

    ... That's the toughest period of time to lose your job. ...
    ... billion, seven billion plus in not very long period of time. ...

    Günün kelimesi

    arcadian