Çok tertipli değilim.
- I'm not very organized.
Sen çok tertipli değilsin, değil mi?
- You aren't very organized, are you?
Tom CDlerini bir sanatçıyla organize etti.
- Tom organized his CDs by artist.
Biz daha organize olmalıyız.
- We should get more organized.
O toplantıyı kim düzenledi?
- Who organized that meeting?
O, bir yaz rock festivali düzenledi.
- He organized a summer rock festival.
Kamuoyunun örgütlü suça olan hayranlığı çok rahatsız edicidir.
- The public's fascination with organized crime is very disturbing.
Tom düzenli görünüyor.
- Tom seems to be organized.
Tom düzenli, değil mi?
- Tom is organized, isn't he?