out to lunch

listen to the pronunciation of out to lunch
İngilizce - Türkçe
(deyim) deli
(deyim) üşütük
(deyim) mecnun
(deyim) çılgın
(deyim) salak
(deyim) sersem
(deyim) dengesiz
(deyim) çatlak
(deyim) aklı başında olmayan
(deyim) kaçık
(deyim) kalın kafalı
(deyim) ahmak
öğle yemeğinde
(deyim) çıldırmış
(deyim) kafasız
(Bilgisayar) yemeğe çıktım
be out to lunch
öğle yemeği yemeye çıkmış olmak
be out to lunch
argo kafası izinli olmak
be out to lunch
argo kafası pek çalışmamak
İngilizce - İngilizce
clueless, inattentive or careless

After he drove with his turn signal on for five miles, I was pretty sure he was out to lunch.

Away eating lunch or for a midday break; especially, away from work or a job

She's out to lunch right now, but you may leave her a note.

currently unavailable while eating lunch; not readily available;; behaving strangely, acting oddly
{s} (Slang) crazy, "nuts
out to lunch

    Türkçe nasıl söylenir

    aut tı lʌnç

    Telaffuz

    /ˈout tə ˈlənʧ/ /ˈaʊt tə ˈlʌnʧ/

    Etimoloji

    [ 'aut ] (adverb.) before 12th century. Middle English, from Old English ut; akin to Old High German uz out, Greek hysteros later, Sanskrit ud up, out.

    Günün kelimesi

    plenipotentiary