listen to the pronunciation of orada
Türkçe - İngilizce

They saw a strange animal there. - Onlar orada garip bir hayvan gördü.

Can you see anything in there? - Orada herhangi bir şey görebiliyor musun?

there, in that place

Those who dig a grave for others will fall therein. - Başkaları için mezar kazanlar orada düşerler.

where then
when there
along with
in that place
over there

That boy over there will be Tom's brother. - Oradaki erkek çocuk Tom'un erkek kardeşi olmalı.

You can see a white tower over there. - Orada beyaz bir kule görebilirsin.

at that place
there to
out there

My mother is out there. - Annem orada dışarıdadır.

Can you see anything out there? - Orada bir şey görebiliyor musun?

there on
{e} around

I looked all around, but I could see nobody there. - Bütün çevreye baktım ama orada kimseyi göremedim.

Tom looked around the room, but no one else was there. - Tom odayı araştırdı ama orada başka hiç kimse yoktu.

orada bulabilirsiniz
You may find it over there
orada bungee jumping yapabilir miyim
Can I go bungee jumping there
orada burada
here and there
orada burada
far and near
orada dalış yapabilir miyim
Can I go diving there
orada oturabilir miyim
Can I sit over there
orada parasailing yapabilir miyim
Can I go parasailing there
orada sky gliding yapabilir miyim
Can I go sky gliding there
orada skydiving yapabilir miyim
Can I go skydiving there
orada su kayağı yapabilir miyim
Can I go water skiing there
orada sörf yapabilir miyim
Can I go surfing there
orada yerel mutfağından örnekler tadabilir miyim
Can I sample local cuisine there
orada ıngilizce konuşan biri var mı
Does someone there speak English
hala orada mısın
are you still there
Halep orada ise arşın buradadır
(Atasözü) Your achievements elsewhere can be proved here
Halep orada ise arşın burada
(Konuşma Dili) Well, prove it!
(abbr. for Oramiral) V.A., V. Adm. (Vice Admiral)
bankamatik orada
The ATM is over there
benzin istasyonu orada
The gas station is over there
durup dinlenmeden orada burada gezinen kimse
rolling stone
kasa orada
The cash register is over there
ki orada
metro istasyonu orada
The subway station is over there
nerde çokluk, orada bokluk
(deyim) too many cooks spoil the broth
nerede akşam orada sabah
(Konuşma Dili) He is under/feels no compulsion to return to his own home come bedtime./He doesn't appear to have a home; come bedtime, he just spends the night wherever he happens to be
nerede hareket, orada bereket
(Atasözü) Industry (assiduous labor) begets plenty
otobüs durağı orada
The bus stop is over there
taksi durağı orada
The taxi stand is over there
tam orada
just there
tarifeyi orada bulabilirsiniz
You can find the schedule over there
çat orada, çat burada
(Konuşma Dili) 1. He's/She's a gadabout. 2. He's/She's always moving house
çat orada, çat burada, çat kapı arkasında/ardında
(Konuşma Dili) He's/She's a gadabout
İngilizce - İngilizce

orada teriminin İngilizce İngilizce sözlükte anlamı

A female given name. Mainly used in the U.S.A. in the latter half of the 19th century

Both ladies received me very graciously; but I was wholly unprepared for so much beauty as I discovered in Ora Doveton;.

{i} female first name (Hebrew)
that first appeared in the nineteenth century when similar sounding names like Cora, Dora and Nora were in fashion. Aurelie, sometimes spelled Ora Lee, has been suggested as an explanation
A money of account among the Anglo-Saxons, valued, in the Domesday Book, at twenty pence sterling
Operational Readiness Assessment
O'Reilly & Associates
> CHR > How to Apply > Approval Definitions
FDA's Office of Regulatory Affairs
{i} edge, margin
Parameter file (Oracle)
UW Office of Regional Affairs
An ORA (Operational Readiness Assessment) is an assessment of a customer system provided by Oracle Consulting
l agreement Contractual arrangements that are not in writing and are usually not legally binding
Office of Regulatory Affairs; Branch of FDA which is responsible for district offices and therefore also controls the inspections of manufacturers
UCLA Office of Research Administration
obstacle restricted area
Türkçe - Türkçe
Sözü edilen yerde, bulunduğu yerde: "Orada okuduğunu belli etmeyi de pek severdi."- S. F. Abasıyanık
Sözü edilen yerde, bulunduğu yerde
O yer
O yer: "Bizimkiler ora senin, bura benim derken bir ulu dağın başına geldiler."- Y. Kemal
İngilizce - Türkçe

orada teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

(Tıp) (orae). Kenar, çizgi, sınır