of know

listen to the pronunciation of of know
İngilizce - Türkçe

of know teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

known
bilinen

Bilinen bir hata bilinmeyen bir gerçekten daha iyidir. - A known mistake is better than an unknown truth.

Ceza hukuku, ceza yasası olarak da bilinen, bir suç olarak sınıflandırılmış olan bir hareket için takibat gerektirir. - Criminal law, also known as penal law, involves prosecution for an act that has been classified as a crime.

known
{s} tanınan

Sami iyi tanınan bir avukat tuttu. - Sami hired a well known attorney.

Bir sosyete moda toplumda iyi tanınan ve sosyal faaliyetlere ve eğlenceye düşkün bir kişidir. - A socialite is a person who is well known in fashionable society and is fond of social activities and entertainment.

known
sayılı
known
muayyen
known
tanınmak

O hem Hindistan'da hem de Çin'de iyi tanınmaktadır. - She is well known in both India and China.

O hem Japonya'da hem de Amerika'da iyi tanınmaktadır. - She is well known both in Japan and in America.

knew
bil

Ortak düşmanı yenmek için birlikte dövüşmek zorunda olduklarını biliyorlardı. - They knew they must fight together to defeat the common enemy.

Onun saldırgan olduğunu herkes biliyordu. - Everybody knew that she was being pushy.

known
ünlü

San Fransisko, sisi ve diğer şeylerin arasında tepeleri ile ünlüdür. - San Francisco is known for its fog and its hills among other things.

known
{f} bil

Onun adı bu kasabada herkesçe bilinmektedir. - His name is known to everyone in this town.

Firma, yüksek kaliteli ürünleriyle bilinmektedir. - The firm is known for its high-quality products.

knew
f., bak. know
known
tanınmış

O, ülkemizde iyi tanınmıştır. - He is well known in our country.

O bölgede, çok iyi tanınmış bir şarap üretilir. - A very well known wine is produced in that region.

known
{s} belli
known
f., bak. know. s. bilinen. i
İngilizce - İngilizce
known
knew
of know

    Türkçe nasıl söylenir

    ıv nō

    Telaffuz

    /əv ˈnō/ /əv ˈnoʊ/

    Videolar

    ... I know something about what it takes to run a household. ...
    ... a position that they're gonna want to put themselves in. And second, we do--you know, ...