of grow

listen to the pronunciation of of grow
İngilizce - Türkçe
grow
grown
büyümüş

Kendi sorunlarınızla yüzleşecek kadar büyümüşsünüzdür. - You're grown up enough to face your own problems.

Vay, nasıl da büyümüşsün! - My, how you've grown!

grew
f., bak. grow
grown
{s} olmuş
grew
geliş
grown
yetişkin

O çocuk sanki bir yetişkin gibi konuşuyor. - That boy talks as if he were a grown up.

Çocuklar için tasarlanmış kitap yetişkinleri eğlendiriyor. - Intended for children, the book entertains grown-ups.

grown
{f} yetiştir

Pirinç yağışlı bölgelerde yetiştirilir. - Rice is grown in rainy regions.

Küba'da çok şeker kamışı yetiştirilir. - A lot of sugar cane is grown in Cuba.

grew
grow ol/büyüt/büyü
grown
grownups yetişkinler
grown
f., bak. grow. s. yetişkin
grown
grownup yetişkin kimse
grown
grow ol/büyüt/büyü
grown
büyümüş grownup büyümüş
grown
yetişmiş
grown
{s} olgun

Kardeşin yaşına göre çok olgun. - Your brother's awfully grown-up for his age.

Bizim çocuklarımız olgun. - Our children are grown.

İngilizce - İngilizce
grown
grew
of grow

    Heceleme

    of Grow

    Türkçe nasıl söylenir

    ıv grō

    Telaffuz

    /əv ˈgrō/ /əv ˈɡroʊ/

    Videolar

    ... grow this economy over the long term. ...
    ... the faster they grow. ...