nebenan

listen to the pronunciation of nebenan
Almanca - Türkçe
{ne: bın-'an} yanında, yan taratta
yanında, bitişikte
bitişikte
İngilizce - Türkçe

nebenan teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

next door
bitişikte

O bizim bitişikte yaşadı. - She lived next door to us.

O, bitişikte yaşayan adamdır. - That's the man who lives next door.

next door
yandaki evde

Yandaki evde kim yaşıyor? - Who lives in the house next door?

Dün gece yandaki evde bir yangın çıktı. - Last night a fire broke out in the house next door.

adjoining
{f} bitiştir
adjoining
bitişik

Kütüphaneye bitişik bir bekleme odası var. - There is an anteroom adjoining the library.

Bitişik masada oturan, Almanca konuşan bir çiftti. - Sitting at the adjoining table was a German-speaking couple.

next door
kapı komşu

Tom bizim kapı komşumuz. - Tom is our next door neighbor.

Tom kapı komşusu kızla evlendi. - Tom married the girl next door.

next door
bitişik

O, bize bitişik yaşıyor. - He lives next door to us.

Çocuk kelebeği gördüğünde, onu kovalamaya girişti, bitişikteki bayanla sohbet ederken ona sessiz kalmasını söyleyen annesini kızdırdı. - The boy, upon seeing a butterfly, proceeded to run after it, provoking the anger of his mother, who had ordered him to stay quiet while she gossiped with the lady next door.

adjoining
{f} bitişik ol
next door
kapı komşu, yakın
next door
yandaki kapı
adjoining
{i} bitiş

Kütüphaneye bitişik bir bekleme odası var. - There is an anteroom adjoining the library.

Tom, bitişik yatak odasına baktı. - Tom looked into the adjoining bedroom.

adjoining
{s} yan yana
adjoining
{f} bitişik ol: prep.bitişik olarak
adjoining
bitişik bitiştir prepbirleştirerek
adjoining
{s} bitişik, bitişikteki, yan, yandaki
next door
bitişik oda
Almanca - İngilizce
next door (to)
adjoining
next door

The boy next door fell head first from a tree. - Der Junge von nebenan ist Kopf voran vom Baum gefallen.

The dog next door is always barking. - Der Hund von nebenan bellt immer.

Nebenan wird Klavier gespielt
There is piano playing (in the room) next door
Die Wände sind wirklich dünn, sodass man alles hört, was sich nebenan abspielt.
The walls are really thin, which means you can hear everything going on next door
Die Wände sind wirklich dünn, sodass man alles hört, was sich nebenan abspielt.
The walls are really thin, so you can hear everything going on next door
Im Zimmer nebenan wird Klavier gespielt.
There is piano playing (in the room) next door
das Zimmer nebenan
the next room