masraflı

listen to the pronunciation of masraflı
Türkçe - İngilizce
expensive

Being poor is expensive. - Fakir olmak masraflıdır.

Children are expensive. - Çocuklar masraflıdır.

sumptuous
expensive, costly
uneconomic
masraf
expense

One thousand dollars will cover all the expenses for the party. - Bin dolar, parti için tüm masrafları kapsayacak.

We must cut our expenses to save money. - Para biriktirmek için masrafları kısmalıyız.

masraf
{i} expenditure
masraf
cost

The Japanese distribution system, characterized by layers of wholesale, is complex and costly. - Toptan satış tabakaları ile karakterize edilen Japon dağıtım sistemi karmaşık ve masraflıdır.

It was a costly mistake. - O bir masraflı hataydı.

masraflı hediye
white elephant
masraflı olma
sumptuousness
masraf
charge

What exactly are the charges? - Masraflar tam olarak nedir?

Is there any extra charge? - Ekstra masraf var mı?

masraf
damages
masraf
costage
masraf
disbursal
masraf
outgo
masraf
drain
masraf
outgoings
masraf
{i} damage
masraf
disbursement
masraf
(Hukuk) charge, cost, expenditure
masraf
payment
masraf
expense(s); expenditure(s)
masraf
{i} outlay
masraf
drain on the purse
masraf
ingredients; material(s), necessary supplies
masraf
expense, expenditure, outgoings, cost
Türkçe - Türkçe
Çok masraf gerektiren, pahalıya çıkan
MASRAF
(Osmanlı Dönemi) Sarfedilen, harcanan. Gider
masraf
Harcanan para, gider
masraf
Bir şeyin yapımında kullanılan gereç, harç
masraf
(Osmanlı Dönemi) harcama
masraflı