Üzüm hasadı elle yapılır.
- The grape harvest is done manually.
Bunu elle yapmak zorunda kalacağım.
- I'll have to do it manually.
Dikiş elle yapılan iştir.
- Sewing is manual work.
Ne yazık ki, bu sadece elle yapılan çalışmaydı.
- Unfortunately, it was just manual work.
En iyi iplik elle bükülendir.
- The best yarn is that spun by hand.
Mektup elle yazılmıştı.
- The letter was written by hand.
El kitabı sadece İspanyolca.
- The manual is in Spanish only.
Bu el kitabı yalnızca elektronik olarak mevcuttur. Basılı bir versiyonu yoktur.
- This manual is only available electronically. There is no printed version.
Kullanım kılavuzuna ihtiyacım yok.
- I don't need the user manual.
Tüm bilmeniz gerekenler kullanım kılavuzunda açıklanmaktadır.
- All you need to know is explained in the instructions manual.
Elle yazı eklemeye gerek duymayacağım.
- I will not need to add texts manually.
Bunu elle yapmak zorunda kalacağım.
- I'll have to do it manually.
Ebeveynlik için kullanım kılavuzu yok.
- There's no instruction manual for parenthood.
Bilgisayar kullanma kılavuzu yazabilen bir kişi arıyorum.
- I am seeking a person who can write a personal computer manual.
Manuel şanzımanlı bir araba sürebilir misin?
- Can you drive a car with manual transmission?
Manuel mi yoksa otomatik vites mi kullanıyorsun?
- Do you drive a manual or automatic?
El ile sürebilir misin?
- Can you drive manual?
Bahçecilik üzerine bir kitapçık okuyor.
- She is reading a manual on gardening.