laugh at

listen to the pronunciation of laugh at
İngilizce - Türkçe
gülüp geçmek
alay etmek
(kimese) gülmek
gül

Bir öğretmen öğrencilerinin hatalarına asla gülmemeli. - A teacher should never laugh at his students' mistakes.

Yeni arkadaşlarınız yaptığınız bazı şeylere gülebilirler. - Your new friends may laugh at some of the things you do.

gülmek

Bir Fransız, mesela, bir Rus şakasına gülmekte zorlanır. - A Frenchman, for instance, might find it hard to laugh at a Russian joke.

Bu bana gülmeni istemediğim için değil aksine sana gülmek istediğim içindir. - It is not because I do not want you to laugh at me, rather it is because I would like to laugh at you.

-e gülmek
alaya almak
İngilizce - İngilizce
{f} ridicule, scorn
subject to laughter or ridicule; "The satirists ridiculed the plans for a new opera house"; "The students poked fun at the inexperienced teacher"; "His former students roasted the professor at his 60th birthday"
laugh at