kendini beğenmiş

listen to the pronunciation of kendini beğenmiş
Türkçe - İngilizce
pompous

The pompous professor was full of his own self-importance. - Fiyakacı profesör kendini beğenmişlikle doluydu.

Tom is pompous and arrogant. - Tom kendini beğenmiş ve kibirli.

big-headed
sanctimonious
whippersnapper
complacent
jackanapeses
rodomontade
high flown
self opinionated
upstage
chesty
self sufficient
patronising
self important
uppity
self righteous
priggish
patronizing
self loving
snooty
big headed
holier than thou
cavalier
pretentious
important
snotty

She is a snotty child. - O kendini beğenmiş bir çocuk.

bigheaded
better-than-thou
Conceited, arrogant, haughty, immodest, cocksure, cocky, self-satisfied, self-important, self-righteous, bumptious, superior, supercilious
narcist
conceited, arrogant
swelled head
jackanapes
mugwump
stuffed shirt
bighead
prig
{s} vain

If you compare yourself with others, you may become vain or bitter; for always there will be greater and lesser persons than yourself. - Kendini diğerleriyle karşılaştırırsan, kendini beğenmiş ya da umudu kırık olabilirsin; her zaman için kendinden daha büyük ya da daha küçük insanlar olacaktır.

{s} conceited

His conceited attitude makes me mad. - Onun kendini beğenmiş tavrı beni deli ediyor.

As is often the case with teenagers, she's conceited. - Gençlerde sık sık olduğu gibi, o kendini beğenmiş.

{s} smug

His smug behavior is offensive. - Onun kendini beğenmiş tavırları kırıcı.

There are so many smug people. - Çok fazla kendini beğenmiş insan var.

arrogant

Mary is arrogant about her beauty. - Mary, güzelliği konusunda kendini beğenmiştir.

Layla is self-absorbed and arrogant. - Leyla kendini beğenmiş ve kibirlidir.

{s} cocky
(deyim) clever clogs
conceit

His conceited attitude makes me mad. - Onun kendini beğenmiş tavrı beni deli ediyor.

Tom is quite conceited, isn't he? - Tom oldukça kendini beğenmiş, değil mi?

cocksure
proud
(deyim) smart aleck
toffee-nosed
self conceited
blowhard
{s} supercilious
selfsufficient
stuck up
{s} sniffy
boastful
{s} overweening
toffee nosed
toffy nosed
complacency
swollen headed
high flying
{s} egotistical
selfrighteous
{s} stuffy
hoitytoity
(Fiili Deyim ) puffed up
{s} haughty
snoot
{s} assuming
high hat
kendini beğenmiş adam
turkey cock
kendini beğenmiş kimse
egotist
kendini beğenmiş tavır
an air of arrogance
Türkçe - Türkçe
(Osmanlı Dönemi) AGARR
(Hukuk) HODPESENT
kendini beğenmiş