keep up with

listen to the pronunciation of keep up with
İngilizce - Türkçe
-e ayak uydurmak
ayak uydurmak

Tom Joneses'lara ayak uydurmaktan bıktığını söylüyor. - Tom says he's tired of trying to keep up with the Joneses.

Sana ayak uydurmak zor. - It's hard to keep up with you.

iletişim sağlamak
ile aynı tempoda gitmek
ayak uydurmak (çağa/zamana)
ayak uydurmak (zamana)
ile yarışmak
izleyerek bilgi sahibi olmak
aynı düzeyde kalmak
takip etmek
hızına yetişmek
-i takip etmek
ile aynı hızda gitmek
ile aşık atmak
yetişmek

Diğer öğrencilere yetişmek için çok çalışmak zorundayım. - I have to study hard to keep up with the other students.

Diğer öğrencilere yetişmek için çalışmak zorundaydım. - I had to study hard to keep up with the other students.

geri kalma

Ondan geri kalmamak için çok çalışmalıyım. - I must study hard in order to keep up with him.

İletişim sağlamak
-den geri kalmamak
keep up with the times çağın gerisinde kalmamak, çağa ayak uydurmak
(çağa/zamana) ayak uydurmak
aşık atmak
ile aynı hızda/tempoda gitmek, -e ayak uydurmak
-i takip etmek, -i izleyerek bilgi sahibi olmak
İngilizce - İngilizce
To manage to follow an argument, a discussion, etc
To manage to remain up to date with trends, fashions, etc
To manage to remain beside or just behind someone or something that is moving away from one
keep with
to remain with someone
keep with
to associate with someone or something
keep up with

    Türkçe nasıl söylenir

    kip ʌp wîdh

    Telaffuz

    /ˈkēp ˈəp wəᴛʜ/ /ˈkiːp ˈʌp wɪð/

    Etimoloji

    [ 'kEp ] (verb.) before 12th century. Middle English kepen, from Old English cEpan; perhaps akin to Old High German chapfEn to look.

    Videolar

    ... Five million jobs doesn't even keep up with our population growth. And the only reason ...
    ... And sometimes it was like, me trying to keep up with ...

    Günün kelimesi

    energy