kayda değer

listen to the pronunciation of kayda değer
Türkçe - İngilizce
{s} significant
remarkable

Lindbergh's solo nonstop transatlantic flight was a remarkable accomplishment. - Lindbergh'in tek başına sürekli transatlantik uçuşu kayda değer bir başarıydı.

He made remarkable progress in English. - İngilizcede kayda değer bir gelişme yaptı.

respectable
handsome
noteworthy
fair
worthy of note
mentionable
appreciable

There was no appreciable quantity of mercury found in the fish. - Balıkta kayda değer miktarda cıva bulunmadı.

consequential

I saw nothing consequential in the meeting, except that after that day all hell seems to have broken loose in our lives.".

deserve attention
kayda değer zarar
(Hukuk) appreciable, substantial harm
kaydadeğer
considerable
Türkçe - Türkçe
Önemli, dikkati çeken
kayda değer