kasıt

listen to the pronunciation of kasıt
Türkçe - İngilizce
{i} intention

He broke the window intentionally. - O pencereyi kasıtlı olarak kırdı.

His mistake was intentional. - Onun hatası kasıtlıydı.

intent

Tom made this mistake intentionally. - Tom bu hatayı kasıtlı olarak yaptı.

He broke the window intentionally. - O pencereyi kasıtlı olarak kırdı.

deliberateness
malice aforethought
law criminal intention, intent to harm or do wrong
purpose

Susan broke the dish on purpose to show her anger. - Susan, öfkesini göstermek için kasıtlı olarak tabak kırdı.

We skipped his turn on purpose. - Biz kasıtlı olarak onun sırasını atladık.

meaning
malice prepense
purpose, design, intention
intention, purpose; evil purpose
premeditation
malice
evil purpose
(Pisikoloji, Ruhbilim) mens rea
thought
cana kasıt
intent to murder
kasıt