karıştırıcı

listen to the pronunciation of karıştırıcı
Türkçe - İngilizce
{i} mixer
blender

Tom poured milk into the blender. - Tom sütü karıştırıcıya döktü.

Blenders are nice for people who really like smoothies. - Karıştırıcılar meyveli buzlu içecekleri gerçekten seven insanlar için güzeldir.

agitator, troublemaker, mischiefmaker
agitator
mixer; agitator; person whose job is to mix or agitate
mixer; mixing; seditious, mischief-making
(someone) who creates or promotes discord
mixer; agitator; a machine, a part of a machine, or an implement that mixes or agitates
seditious
mixing
(Askeri) flare squib
disturbing
(Kimya) confounder
liquidizer
stirrer
kibitzer
{i} stirring
scrambler
muddler
disruptive
kafa karıştırıcı
puzzling
kafa karıştırıcı
perplexing

Sami asked Layla a perplexing question. - Sami, Leyla'ya kafa karıştırıcı bir soru sordu.

kafa karıştırıcı
confusing

His words are confusing. - Onun sözleri kafa karıştırıcı.

That would be confusing. - Bu kafa karıştırıcı olurdu.

kaymak karıştırıcı
dasher
stereo karıştırıcı
(Bilgisayar) stereo mix
beton karıştırıcı concrete mixer, cement mixer
(a machine)
dengeli karıştırıcı
balanced mixer
gezer karıştırıcı
mobile mixer
gezer karıştırıcı
travelling agitator
hamur karıştırıcı
(Gıda) pastry blender
haşıl karıştırıcı
size mixer
kesintisiz karıştırıcı
continuous mixer
kristal karıştırıcı
crystal mixer
mini radyo karıştırıcı
(Askeri) mini jammer
mono karıştırıcı
(Bilgisayar) mono mixer
mono karıştırıcı
(Bilgisayar) mono mix
Türkçe - Türkçe
Ortalığı birbirine katan, fitneci, müfsit
Çeşitli besin maddelerini karıştırma veya çarpma işinde kullanılan araç veya alet, mikser
Pişirmeden önce malzemeyi kesip karıştıran elektrikli alet
İki veya daha çok maddeyi birbiri içinde dağıtmaya, karıştırmaya yarayan araçların genel adı, mikser. Çeşitli besin maddelerini karıştırma veya çarpma işinde kullanılan araç veya alet, mikser
İki veya daha çok maddeyi birbiri içinde dağıtmaya, karıştırmaya yarayan araçların genel adı, mikser
karıştırıcı