Trees have been removed from the park.
- Ağaçlar parktan kaldırıldı.
The obstacles to our progress have been removed at last.
- İlerlememize engel olan şeyler eninde sonunda kaldırıldı.
She removed the dishes from the table.
- Bulaşıkları masadan kaldırdı.
We removed the old furniture.
- Eski mobilyayı kaldırdık.
First, remove the burrs.
- Önce çapakları kaldırın.
We removed the old furniture.
- Eski mobilyayı kaldırdık.
Could an almighty god create a stone that he would not be able to subsequently lift?
- Yüce Allah sonradan kaldıramayacağı bir taş yaratabildi mi?
He wouldn't even lift a finger.
- Bir parmağını bile kaldırmazdı.
My hobby is weight lifting.
- Hobim ağırlık kaldırmak.
Tom is lifting weights.
- Tom ağırlık kaldırıyor.