küçücük

listen to the pronunciation of küçücük
Türkçe - İngilizce
tiny

Fifty families live in this tiny village. - Bu küçücük köyde elli aile yaşıyor.

Fifty families live in this tiny village. - Bu küçücük köyde elli tane aile yaşar.

tiny, teeny weeny, wee, minute, minuscule
smallish
diminutive
very small
very small, tiny, wee
lilliputian
fractional
small
miniature
inappreciable
teeny weeny
minuscule
minute
ickle
weeny
küçücük ama çok etkili şey
mustard seed
küçücük kalmış parça
stump
küçücük şey
atomy
bakterileri yok eden küçücük cisimler
bacteriophage
Türkçe - Türkçe
Çok küçük: "İçeride küçücük tezgâhların önünde iki müşteri onu süzüyordu."- S. F. Abasıyanık
Çok küçük
minimini
küçücük