inkâr edilemez

listen to the pronunciation of inkâr edilemez
Türkçe - İngilizce
undeniable

The fact that they came here is undeniable. - Onların buraya geldiği gerçeği inkar edilemez.

I think that's undeniable. - Onun inkâr edilemez olduğunu düşünüyorum.

incontrovertible
irrefutable

Even today, his theory remains practically irrefutable. - Bugün bile onun teorisi neredeyse inkar edilemez olarak kalmaya devam etmektedir.

indisputable
incontestable
irrefragable
inkar et
deny

I'm not denying it happened, but one example can't be called proof. - Onun olduğunu inkar etmiyorum ama bir örnek delil sayılmaz.

I saw you kiss him. Do not deny it! - Onu öptüğünü gördüm. Bunu inkar etme!

inkar et
gainsaid
inkar et
disavow
inkâr edilemez