Tom made one serious omission.
- Tom ciddi bir ihmalde bulundu.
I cannot, however, neglect his warning.
- Fakat onun uyarısını ihmal edemem.
Tom neglected his work.
- Tom işini ihmal etti.
Liisa accused me of negligence.
- Liisa beni ihmalkarlıkla suçladı.
The accident was due to the negligence of the caretaker.
- Kaza yönetici ihmali yüzündendi.
Tom has been neglecting his work lately.
- Tom son zamanlarda işini ihmal ediyor.
He criticized me for neglecting my duty.
- Görevimi ihmal ettiğim için beni eleştirdi.
How careless you are to forget such an important thing!
- Böyle önemli bir şeyi unutacak kadar ne kadar ihmalkarsın!
It was careless of me to forget to lock the door.
- Kapıyı kitlemeyi unutmak benim ihmalkarlığımdı.