işlet

listen to the pronunciation of işlet
Türkçe - İngilizce
{f} operated

We had to sell the building because for years we operated it in the red. - Biz binayı satmak zorunda kaldık çünkü onu zararda işlettik.

{f} operating

What's your favorite operating system? - Favori işletim sistemin nedir?

Linux is a free operating system; you should try it. - Linux ücretsiz bir işletim sistemidir, denemelisiniz.

execute
operate

Do you know how this machine operates? - Bu makinenin nasıl işletildiğini biliyor musunuz?

Do you have a license to operate a boat? - Bir tekne işletmek için ehliyetin var mı?

jape
işle
{f} manipulated

Sami manipulated Layla to do his dirty work. - Sami, Leyla'yı kirli işlerini yapması için yönlendirdi.

işle
function as

Some English adverbs function as adjectives. - Bazı İngilizce zarflar sıfat olarak işlevini yerine getirir.

işle
manipulate

Sami manipulated Layla to do his dirty work. - Sami, Leyla'yı kirli işlerini yapması için yönlendirdi.

işle
{f} cultivated

They cultivated the land. - Onlar toprağı işlediler.

işle
cultivate

They cultivated the land. - Onlar toprağı işlediler.

They say Zen cultivates our mind. - Zen'in aklımızı işlediğini söylüyorlar.

işle
{f} processing

Two more food processing plants closed down this month. - Bu ay iki tane daha gıda işleme tesisi kapatıldı.

The customer is responsible for bank transfer processing fees. We thank you for your understanding. - Müşteri banka havalesi işlem ücretlerinden sorumludur. Anlayışınız için size teşekkür ederiz.

işle
{f} process

I will buy you a new word processor. - Ben sana yeni bir kelime işlemci satın alacağım.

This computer has a Pentium processor. - Bu bilgisayarın bir Pentium işlemcisi var.

gözetle, belirle, karar ver ve işlet
(Askeri) observe, orient, decide, act
işle
till
işle
engraving
işle
engrave
işle
brocade
işle
{f} handle

Gunpowder needs to be handled very carefully. - Barut çok dikkatli şekilde işlenmeli.

Tom decided to step back and allow Mary to handle things for a while. - Tom geri çekilmeye ve bir süre işleri Mary'nin idare etmesine izin vermeye karar verdi.

işlet