işaretlenmek

listen to the pronunciation of işaretlenmek
Türkçe - İngilizce
to be marked
işaretle
(Bilgisayar) check
işaretle
(Bilgisayar) flag
işaretle
{f} mark

The teacher is busy marking papers. - Öğretmen kağıtları işaretlemekle meşgul.

Mark the right answer. - Doğru cevabı işaretleyin.

işaretle
{f} marking

This dog breed has very special markings. - Bu köpek ırkının çok özel işaretleri var.

There is a fence marking the boundary between our yard and the neighbor's. - Bizim ve komşunun avlusu arasındaki sınırı işaretlemek için bir çit vardır.

işaretle
{f} beacon
işaretle
{f} marked

Tom marked a sentence with a yellow highlighter. - Tom bir cümleyi sarı bir fosforlu kalemle işaretledi.

I marked your birthday on my calendar. - Takvimimde doğum gününü işaretledim.

işaretle
scribe
işaretle
{f} tick
Türkçe - Türkçe
Bir şeye işaret konulmak
işaretlenme
İşaretlenmek işi