Nothing can be gained without effort.
- Çaba olmadan hiç bir şey kazanılamaz.
There is nothing we can do to bring him back.
- Onu geri getirmek için yapabileceğimiz hiç bir şey yok.
I can never predict anything.
- Hiç bir şeyi asla önceden tahmin edemem.
We don't control anything.
- Hiç bir şeyi kontrol edemeyiz.
I don't know anything about her family.
- Onun ailesi ile ilgili hiçbir şey bilmiyorum.
I can't promise anything, but I'll do my best.
- Hiçbir şeye söz veremem fakat elimden geleni yapacağım.
She knows nothing about your family.
- Ailen hakkında hiçbir şey bilmiyor.
That'll change nothing.
- O hiçbir şeyi değiştirmeyecek.
Darcy said nothing at all.
- Darcy hiçbir şey söylemedi.
For three weeks, he ate nothing at all.
- Üç haftadır, o hiçbir şey yemedi.