he when used after a preposition or as the object of a verb

listen to the pronunciation of he when used after a preposition or as the object of a verb
İngilizce - Türkçe

he when used after a preposition or as the object of a verb teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

him
ona

Ona söyleyecek hiçbir şeyim yok. - I've got nothing to say to him.

Meseleyi ona bırakmaktan başka çaremiz yoktu. - We had no choice but to leave the matter to him.

him
(eril) onu
him
His veya Her Imperial Majesty
him
kendi

Kendisine HAYIR dedi. Yüksek sesle EVET dedi. - He said NO to himself. He said YES aloud.

Kendisine Fransızca öğretti. - He taught himself French.

him
eril onu
him
kendine

Bazen büyük babam kendi başına bırakıldığında, kendi kendine konuşur. - Sometimes my grandfather talks to himself when left alone.

O, aynada kendine bakmadı mı? - Hasn't he looked at himself in a mirror?

him
onu

Onunla kahve dükkanında buluşmaya söz verdi. - She promised to meet him at the coffee shop.

Onunla kahve dükkanında buluşmaya söz verdi. - He promised to meet him at the coffee shop.

İngilizce - İngilizce
him

She treated him for a cold (direct object).

he when used after a preposition or as the object of a verb