Kimseyi incitmek zorunda olmak istemiyorum.
- I don't want to have to hurt anyone.
Sizin için endişelenmek zorunda olmak istemiyorum.
- I don't want to have to worry about you.
Karşılıklı adımlar atmak gerekmektedir.
- Mutual steps have to be taken.
Seni incitmek zorunda kalmak istemiyorum ama yoluma çıkarsan başka seçeneğim kalmayacak.
- I don't want to have to hurt you, but if you get in my way, I'll have no choice.
Seni tekrar uyarmak zorunda kalmak istemiyorum.
- I don't want to have to warn you again.
It has to be an electrical fault.
You have to wear a seat belt.
... instantly and have access to all of humanity's knowledge. ...
... Today, more than half the people on earth have access to cell phones. In large parts ...