-malı

listen to the pronunciation of -malı
Türkçe - İngilizce
must
might
have to
ought
let
should
gotta
ought to
be supposed to
malı
{f} should

Should we send back the wrong merchandise? - Yanlış malı geri göndermemiz gerekiyor mu?

malı
{f} shall
malı
owned
malı
{i} must
devlet malı
(Kanun) crown property
devlet malı
(Askeri) government property
devlet malı
goverment property
devlet malı
(Askeri) public property
devlet malı
(Ticaret) state-owned
kamu malı
public property
kamu malı
(Ticaret) public good
kamu malı
the public domain
ordu malı
(Askeri) property
yerli malı
home made
yerli malı
domestic good
mezat malı
rummage
ticaret malı
commercial property
tüketim malı
(Ticaret) consumption product
yerli malı kullan sloganı
(Ticaret) buy national bias
cihaz malı
(Latin) dos
devlet malı
government owned
dünya malı dünyada kalır
(Atasözü) You can't take it with you
dünya malı/nimeti
wealth, possessions
federal genel fazla menkul (taşınabilir) ordu malı; yabancı genel fazla menkul (
(Askeri) federal excess personal property; foreign excess personal property
hacizli malı saklayan kimse
garnishee
halkın malı olan
communal
herkesin malı haline getirmek
communize
hizmete elverişli ordu malı
(Askeri) serviceable property
hizmete elverişsiz ordu malı
(Askeri) unserviceable property
hırsızlık malı
stolen goods
ihraç malı
made for export only
ihraç malı
exportation
ihraç malı
exports
indirimde kalmayan malı daha sonra alabilme hakkı
rain check
ipotekli malı haczetmek
foreclose a mortgage
ithal malı
imported goods
ithal malı
importation
ithal malı
import
işporta malı
catchpenny
işporta malı
shoddy goods
kamu malı
public domain
kavaf malı
shoddy goods
malı götürmek
make a big haul
malı olmak
to belong to
malı teslim etmek
deliver the goods
mezat malı
auction goods
mezat malı
cheap ordinary merchandise
mezat malı
rummage goods
mezat malı
cheap, ordinary piece of merchandise; cheap, ordinary merchandise
ordu donatım malı
(Askeri) ordnance property
orta malı
a) common to all b) prostitute
orta malı
1. something everyone uses in common. 2. commonplace, stale, stereotyped. 3. loose woman, woman who sleeps around
piyasadaki malı kapatma
coemption
sarf edilebilir ordu malı
(Askeri) expendable property
sıra malı
1. run-of-the-mill, middling, mediocre (things). 2. run-of-the-mill things
türk malı
made in Turkey
yağma malı
spoil
yerli malı
home product, domestic good
zenginin malı, züğürdün çenesini yorar
(Atasözü) A rich man's wealth is a constant topic of conversation for a poor man
çin malı ürünler
chinese made (products)
-malı