gevşetici

listen to the pronunciation of gevşetici
Türkçe - İngilizce
med. relaxant
solvent
relaxative
slackening
slacker
{s} relaxing
gevşe
relax

Take a deep breath and then relax. - Derin bir nefes al ve sonra gevşe.

Import regulations have been relaxed recently. - İthalat düzenlemeleri son zamanlarda gevşetilmiştir.

gevşe
{f} slackening
gevşe
{f} relaxed

Import regulations have been relaxed recently. - İthalat düzenlemeleri son zamanlarda gevşetilmiştir.

Tom looked relaxed and rested. - Tom gevşemiş ve dinlenmiş görünüyordu.

gevşe
{f} relaxing
gevşe
slacken
kas gevşetici
Muscle relaxant
gevşe
unbend
gevşe
unbent
gevşe
unbending
gevşetici