Bir dereceye kadar, biz hepimiz ondan muzdaribiz.
- We all suffer from it to some degree.
İstediğimi ondan alacağım.
- I'll take from it what I wish.
Ondan uzak durmanız sizin akıllılığınız.
- It was wise of you to keep away from him.
Ondan henüz haberim yok.
- I have had no news from him yet.
Çok geçmeden ondan haber alacağımızı umuyorum.
- I hope it won't be long before I hear from her.
O bir hile ile parayı ondan aldı.
- He got the money from her by a trick.
Birisi bundan ne kazanır?
- What does one profit from this?
Bundan kim yararlanıyor?
- Who benefits from this?
Ben haftalardır senden haber almak için can atıyorum.
- I've been looking forward to hearing from you for weeks.
Senden küçük bir yardıma ihtiyacım var.
- I need a little help from you.