for a time

listen to the pronunciation of for a time
İngilizce - Türkçe
bir süre

O, bir süre mutluydu. - He was happy for a time.

O, bir süre burada yaşadı. - He lived here for a time.

kısa bir süre için
awhile
bir süre

Madonna'nın kariyerine bir süre için geri dönmeyeceğine bahse girerim. - I'll bet Madonna doesn't return to her career for awhile.

Bir süreliğine daha havalar güzel olacak. - We're going to have good weather for awhile.

awhile
kısa bir süre
awhile
kısa bir süre için
awhile
biraz

John, çok çalışıyorsun. Otur ve biraz dinlen. - John, you've been working too hard. Have a seat and rest awhile.

awhile
kısa bir zaman için
awhile
bir müddet
awhile
z. bir süre, bir müddet: You'll have to wait awhile. Bir süre beklemen lazım
for the time
kısa bir süre için
İngilizce - İngilizce
awhile
for a time

    Türkçe nasıl söylenir

    fôr ı taym

    Telaffuz

    /ˈfôr ə ˈtīm/ /ˈfɔːr ə ˈtaɪm/

    Etimoloji

    [ f&r, (')for, Southern a ] (preposition.) before 12th century. Middle English, from Old English; akin to Latin per through, prae before, pro before, for, ahead, Greek pro, Old English faran to go; more at FARE.

    Videolar

    ... And so at the same time I came up with the lollipop ...
    ... I think-- this is the first time I've done it, so it's ...

    Günün kelimesi

    affiance