evlatlar

listen to the pronunciation of evlatlar
Türkçe - İngilizce
progeny
seed
evlat
{i} child

My wife wanted to adopt a child. - Eşim bir çocuğu evlat edinmek istiyordu.

This child has been adopted. - Bu çocuk evlat edinildi.

evlât
{i} scion
evlat
sonny

In the amusement park Mary found a boy on his own weeping, and spoke to him gently. Hey, sonny, what is it? Are you lost? Would you like me to take you to the Lost Children Department? - Eğlence parkında kendi kendine ağlayan bir erkek çocuk buldu, ve onunla kibarca konuştu. Hey, evlat, Sorun nedir? Kayboldun mu? Seni kayıp çocuklar bölümüne götürmemi ister misin?

evlat
seed
evlat
child, son, daughter; filial
evlat
children; off-spring. E
evlat
Hey, young one!/Hey, youngster! E
evlat
slip
evlat
cion
evlat
child; son; daughter
evlât
filial
evlât
seed
Türkçe - Türkçe

evlatlar teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

EVLAT
Bir kimsenin oğlu veya kızı, çocuk: "Zengin adamlarda evlat muhabbeti daha fazla mı oluyor?"- R. H. Karay
EVLAT
Soy, döl: "Yüksek bir tahsil görmedim ama ben de efendi evladıyım."- P. Safa
EVLAT
Yaşlı kimselerin çocukları yaşındakilere kullandıkları bir seslenme sözü: "Evladım, sakın kimseciklere borç etme!"- Y. Z. Ortaç
evlat
Soy, döl
evlat
Bir kimsenin oğlu veya kızı, çocuk
evlat
Yaşlı kimselerin çocukları yaşındakilere kullandıkları bir seslenme
evlatlar