İki günde bir yürüyüşe giderim.
- I go for a walk every other day.
Tom her iki günde bir buraya gelir.
- Tom comes here every other day.
Onlar Güneş Tanrısı'nı mutlu etmek için her gün bir lama öldürdü.
- Every day they killed a llama to make the Sun God happy.
Her gün İngilizce çalışıyor musun?
- Do you study English every day?
Gün aşırı alışverişe giderim.
- I go shopping every other day.
O, gün aşırı balık tutmaya gider.
- He goes fishing every other day.