yemin

listen to the pronunciation of yemin
Turkish - English
vow

He vowed to avenge his friend's death. - O, arkadaşının ölümünün intikamını almak için yemin etti.

I have made a vow never to get married. - Ben asla evlenmemek için yemin ettim.

(Hukuk) oath

I'd like to remind you that you're under oath. - Sana yeminli olduğunu hatırlatmak istiyorum.

I remind you that you are still under oath. - Hâlâ yeminli olduğunu sana hatırlatırım.

davy
adjure
administer an oath to
oaths
adjuration
profession
oath ant
attestation
sacrament
the swear
yemin etmek
vow
yemin etmek
swear

She knows five languages, but when she wants to swear, she does so in her maternal language. - Beş yabancı dil biliyor ama yemin etmek istediği zaman kendi ana dilinde konuşuyor.

yemin ederim
upon my word
yemin billah etmek
take an oath
yemin billah etmek
swear to god
yemin billah etmek
swear
yemin ederek vazgeçmek
abjure
yemin ederim
i promise you
yemin ederim ki
i swear
yemin ediyorum
so help me
yemin etme
(Kanun) juration
yemin etmek
take a vow
yemin etmek
swear up and down
yemin etmek
(Askeri) swear in
yemin etmek
make a vow
yemin etmek
pledge
yemin ettirmek
swear in
yemin ettirmek
administer
yemin töreni
(Askeri) oath of enlistment
yemin verdirmek
swear
yemin vermek
swear
yemin etme
swearing
yemin teklif etmek
vowed to offer
yemin billah etmek
to swear to God (that); to take an oath
yemin bozmak
violate an oath
yemin ederim
gad
yemin ederim
by gad
yemin ederim
upon my oath
yemin ederim suçsuzum
(deyim) it's a fair cop
yemin etmek
take an oath
yemin etmek
1. to swear (to do something). 2. to take an oath
yemin etmek
to swear, to take an oath ant içmek
yemin etmek
forswear
yemin etmek
take the pledge
yemin etmek
swear an oath
yemin etsem başım ağrımaz
(Konuşma Dili) I can say it with a clear conscience
yemin ettirme
administration of an oath
yemin ettirmek
attest
yemin ettirmek
swear
yemin ettirmek
administer an oath to smb
yemin ettirmek
administer an oath
yemin ettirmek
to have (someone) swear an oath, administer an oath to; to swear (someone) in
yemin ettirmek
tender an oath to smb
yemin ettirmek
put smb. on his oath
yemin ettirmek
put smb. to his oath
yemin ettirmek
swear smb. to
yemin icrası
(Kanun) administration of oath
yemin sureti
(Kanun) form of oath
yemin teklif etmek
(Kanun) tender an oath
yemin töreni
swearing in
yemin töreniyle başlatmak
swear in
yemin töreniyle başlatmak
swear into
yemin verdirmek
colloq . to make (someone) swear (to do something)
yemin verime dönüşmesi
(Tarım) feed conversion
yemin vermek
colloq . to swear (to do something)
yemin yerine geçen söz
affirmation
yemin zaptı
(Ticaret) notary report
yemin zaptı
(Ticaret) certificate of oath
yemin şekli
(Kanun) form of oath
yalan yere yemin etme
perjure
yemin et
{f} vow

I have made a vow never to get married. - Ben asla evlenmemek için yemin ettim.

Tom vowed to do that. - Tom bunu yapmak için yemin etti.

yemin et
{f} sworn

Has the witness been sworn in? - Tanığa yemin ettirildi mi?

He was sworn in as mayor. - Ona bir belediye başkanı olarak yemin ettirildi.

yemin et
taken a vow
yemin et
swore

I swore I'd never be like Tom. - Asla Tom gibi olmayacağıma yemin ettim.

I swore I'd never tell anyone. - Kimseye söylemeyeceğime yemin ettim.

yemin et
made a vow
yemin et
swear

You must swear to keep your promise. - Sözünü tutacağına yemin etmelisin.

You must swear with your hand on the Bible. - Elin İncilin üzerinde yemin etmelisin.

yemin et
took a vow
yemin et
take a vow
yemin et
make a vow
yemin ettir
swear in
Yemin töreni
oath ceremony
yemin et
cross your heart
yemin etmek
vow to
Yemin töreni
(Askeri) oath of allegiance
büyük yemin
solemn oath, binding oath
bırakacağına yemin etmek
swear off
bırakacağına yemin etmek
swear to give up
evleneceğine yemin etmek
plight one's troth
gönüllü yemin
(Kanun) voluntary oath
kimseye söylemeyeceğine yemin ettirmek
swear smb. to secrecy
kuran'ın üzerine yemin etmek
swear on the Koran
yalan tere yemin etmekten suçlu
perjured
yalan yemin
perjury
yalan yemin
false oath
yalan yere yemin
perjury
yalan yere yemin
false oath
yalan yere yemin cürmü
(Kanun) felony of false swearing
yalan yere yemin eden
perjurer
yalan yere yemin etme cezası
(Kanun) penalty of perjury
yalan yere yemin etmek
perjure oneself
yalan yere yemin etmek
forswear oneself
yalan yere yemin etmek
to perjure oneself, to forswear oneself
yalan yere yemin etmiş
forsworn
yemin etmek
swan
yemin ettir
swear#in
yemin ettir
swearin
üzerine yemin etmek
swear by
üzerine yemin etmek
swear to
ıncil üzerine yemin etmek
swear on the Bible
English - English

Definition of yemin in English English dictionary

Yemin Moshe
neighborhood in Jerusalem
Turkish - Turkish
Ant
(Osmanlı Dönemi) HİNS
(Osmanlı Dönemi) ŞART
kasem
ila
YEMİN
(Osmanlı Dönemi) Sağ taraf, sağ el
YEMİN
(Osmanlı Dönemi) Sözü Allah'ı (C.C.) zikrederek kuvvetlendirmek. Kasem
YEMİN
(Osmanlı Dönemi) Mübarek
YEMİN
(Osmanlı Dönemi) El tutuşarak, Allah'a bağlılıklarını bildirerek, Allah'a ve birbirlerine söz vererek ahitleşmek
yemin etmek
Ant içmek
yemin kasem
Yemin etme
Yemin etmek
(Osmanlı Dönemi) NEFL
Yemin etmek
(Osmanlı Dönemi) TEELLİ
Yemin etmek
ahdetmek
yemin
Favorites