yapım

listen to the pronunciation of yapım
Turkish - English
production

The production has visual appeal for the audience. - Yapımın seyirciler için görsel bir çekiciliği var.

design
med. anabolism
manufacture, manufacturing, production, making
manufacture
construction, building
formation
programme [Brit.]
make up
production (of a film, a television program)
program
construction, building; manufacture, production" " imal; production prodüksiyon
civil work
processing
(Ticaret) product

The production has visual appeal for the audience. - Yapımın seyirciler için görsel bir çekiciliği var.

fabrication
make

Tom is a model maker. - Tom bir maket yapımcısıdır.

I think Tom's homemade cookies are better than the ones Mary makes. - Sanırım Tom'un ev yapımı kurabiyeleri Mary'nin yaptıklarından daha iyi.

(Bilgisayar) build

A new school building is under construction. - Yeni bir okul binası yapım aşamasında.

The building is under construction. - Bina yapım aşamasındadır.

{i} making

That old man had been making homemade whiskey for fifty years. - O yaşlı adam elli yıldır ev yapımı viski imal etmekteydi.

The actor was accidentally shot dead during the making of the movie. - Filmin yapımı sırasında aktör yanlışlıkla vurularak öldürüldü.

manufacturing
construction

The house is now under construction. - Ev şimdi yapım aşamasında.

A new road is under construction. - Yeni bir yol yapım aşamasındadır.

{i} programme
yapım derzi
construction joint
yapım eki
construction of additional
yapım işleri
works
yapım alanı
building site
film yapım
(Sinema) film production
yerinde yapım
(İnşaat) in situ
beton yapım
(İnşaat) concrete construction
bulon bağlantılı yapım
bolted construction
derleyici yapım sistemi
compiler building system
harita yapım yöntemi
(Askeri) universal transverse mercator
karma yapım
(İnşaat) composite mixed construction
kolon-kirişli yapım
(İnşaat) post-and-beam structure
kusurlu yapım
(İnşaat) faulty construction
kusurlu yapım
(Ticaret) imperfect manufacture
metal yapım
metalwork
sandık yapım malzemesi
shook
söz yapım
(Dilbilim) coinage
tomruk yapım
(Marangozluk) log structure
Turkish - Turkish
Anabolizma
Yapmak işi, inşa, imal
Bir filmin çevrilmesi veya bir radyo, televizyon programının hazırlanması için gerekli çalışmaların tümü ve bu çalışmaların ürünü, produksiyon. Özümleme
Ham maddeyi el veya makine ile işleyerek mal üretme, imal
Yapma işi, inşa, imal
Bir filmin çevrilmesi veya bir radyo, televizyon programının hazırlanması için gerekli çalışmaların tümü ve bu çalışmaların ürünü, produksiyon
prodüksiyon
imal
yapım eki
(Dilbilim) İsim ya da fiil kök veya gövdelerine gelerek onlardan başka isim ya da fiil türeten eklerdir
yapım evi
Ham maddeleri işleyerek piyasaya çıkacak duruma getiren iş yeri, imalâthane
yapım evi
Film yapımı işiyle uğraşmak için kurulmuş ortaklık
yapım
İki tarafın ortak olarak oluşturduğu yapım
ortak yapım
İki veya daha çok yapımcının iş birliğinden doğan film çalışması
üstün yapım
Çok büyük giderlerle çevrilen, kalabalık oyunculu, göz kamaştırıcı süs ve giysili, büyük reklamlarla piyasaya sürülen, ama sanat yönünden çoğunlukla büyük bir değer taşımayan film
yapım
Favorites