vesait

listen to the pronunciation of vesait
Turkish - English
means of transportation, vehicles
means
Turkish - Turkish
(Osmanlı Dönemi) vâsıtalar, araçlar, âletler
Araçlar, vasıtalar: "İki cephane depomuz vardır ki, bunlar, seksen otomobil ve bütün ordu vesaitiyle altı ayda oraya depo edilmiştir."- A. Gündüz
Araçlar, vasıtalar
VESAİT
(Osmanlı Dönemi) (Vasıta. C.) Vasıtalar
VESAİT
(Hukuk) Vasıtalar, araçlar
vesait
Favorites