Çok güzel görünümlü bir el yazısı var.
- She has very nice-looking handwriting.
Mary çok güzel bir kız.
- Mary is a very nice girl.
Meg'in güzel bir yüzü var.
- Meg has a lovely face.
Biz güzel bir yemek yedik.
- We had a lovely meal.
O sevimli genç bir adam.
- He's a lovely young man.
İki oğlan sevimli bir kediyle yalnız yaşıyorlardı.
- The two boys lived alone with a lovely cat.
Ve yolun her adımında benim arkamda olan sevgili karım Kate'e teşekkür etmeliyim.
- And I must thank my lovely wife, Kate, who was behind me every step of the way.
Erkekler hoş kadınları sever.
- Men like lovely women.
O hoş bir sonbahar akşamı idi.
- It was a lovely autumn evening.
... Mr. Weiner: Oh, very nice. ...
... Some are very nice. ...