uyuşmuş

listen to the pronunciation of uyuşmuş
Turkish - English
numb

The swimmers were numb with cold. - Yüzücüler soğuktan uyuşmuştu.

My right hand is numb. - Benim sağ elim uyuşmuş.

asleep

His right leg was asleep. - Onun sağ ayağı uyuşmuştu.

Tom's leg had fallen asleep so he couldn't stand up. - Tom'un bacağı uyuşmuştu bu yüzden ayağa kalkamadı.

torpid
dopey
under the influence of drugs
benumbed
concurrent
dead
pursuance
uyuş
correspond
uyuş
{f} corresponding
uyuş
concur
uyuşmuş
Favorites