Tom başka herhangi birinden çok farklı değil.
- Tom isn't very different from anybody else.
Bu farklı bir kelime mi yoksa aynı kelimenin başka bir hâli mi?
- Is this a different word or just another form of the same word?
Birbiri ardına değişik türde yiyecekler denedi.
- He tried different kinds of foods one after another.
Değişiklik olsun diye neden farklı bir şey denemiyorsun?
- Why not try something different for a change?
Bu düşündüğümden farklı.
- This is different from what I thought.
Senin fikirlerin benimkinden farklı.
- Your ideas are different from mine.
Senin yaptığından başka türlü yapardım.
- I would do it in a different way than you did.
Çok sayıda çeşitli kurabiyeler var.
- There are many different types of cookies.
Çeşitli farklı yollardan onun evine gidebilirsin.
- You can get to her house in a variety of different ways.
Jimmy'nin resimleri diğer insanlarınkinden farklıydılar.
- Jimmy's pictures were different from other people's.
Tom diğer çocuklardan her zaman farklıydı.
- Tom was always different from other children.
Filler üç farklı türe ayrılır.
- Elephants are divided into three different species.
Afrika filleri savana ve orman filleri olmak üzere iki farklı türe ayrılır.
- African elephants are divided into two different species: savannah and forest elephants.