two times, doubly

listen to the pronunciation of two times, doubly
English - Turkish

Definition of two times, doubly in English Turkish dictionary

twice
iki kere

Tom, Mary'yi bacağından iki kere vurdu. - Tom shot Mary twice in the leg.

Okunmayı hak eden bir kitap iki kere okunmayı hak eder. - A book worth reading is worth reading twice.

twice
iki katı

Benim iki katım kadar yaşlıdır. - He is twice as old as I.

Gelirin, benimkinin yaklaşık iki katı kadar büyük. - Your income is about twice as large as mine is.

twice
iki kez

Dişlerini günde en az iki kez fırçala. - Brush your teeth twice a day at least.

Ben iki kez Mt. Fuji'ye tırmandım. - I've climbed Mt. Fuji twice.

twice
iki defa

Yıldız Savaşlarını iki defa izledim. - I have seen Star Wars twice.

Bir şeyi yapmak için Tom'a iki defa söylemek zorunda değilsin. - You don't have to tell Tom twice to do something.

twice
köhne
twice
çok söylenmiş
twice
twice iki defa söylenmiş
twice
eskimiş
twice
iki kat, iki misli
English - English
twice