two times, doubly

listen to the pronunciation of two times, doubly
English - Turkish

Definition of two times, doubly in English Turkish dictionary

twice
iki kere

Tom, Mary'yi bacağından iki kere vurdu. - Tom shot Mary twice in the leg.

O iki kere düşünmezdi. - He wouldn't have thought twice.

twice
iki katı

Senin odan benimkinin boyutunun iki katı kadar. - Your room is twice the size of mine.

Benim iki katım kadar yaşlıdır. - He is twice as old as I.

twice
iki kez

Komite ayda iki kez toplanır. - The committee meets twice a month.

Ben iki kez Mt. Fuji'ye tırmandım. - I've climbed Mt. Fuji twice.

twice
iki defa

Uçak havalandıktan sonra havaalanı etrafında iki defa dolandı. - The plane circled the airport twice after taking off.

İki defa Fuji Dağı'na tırmandım. - I've climbed Mt. Fuji twice.

twice
köhne
twice
çok söylenmiş
twice
twice iki defa söylenmiş
twice
eskimiş
twice
iki kat, iki misli
English - English
twice