tuluk

listen to the pronunciation of tuluk
Turkish - English
Hottie, hot water bag
Hot waterbottle
overalls
Turkish - Turkish
1. Bazı yiyecek ve içecekler için koruyucu kap olarak kullanılan, onu yarılmadan bütün olarak yüzülmüş hayvan derisi.2. Gövdesi bu deriden yapılmış üflemeli çalgı, gayda. Örnek: Ben zatınıza tulum şişirmesini öğreteyim, siz de bana kemançeyi öğretin. O. C. Kaygılı3. Tüp.4.Göğüs ve pantolon bölümü bitişik giysi. Örnek: Zayıf vücuduna tulum bol geliyordu. S. F. Abasıyanık5. Şişman, tombul. Örnek: Bir şeyim yok doktor, bu yaşta annem gibi tulum olacak değilim ya! H. E. Adıvar6. a. Pekmez, peynir, yağ vb. gibi şeyler koymaya yarayan ya da yayık olarak kullanılan deri. b. Dik kafalılık, şımarıklık, çalım. c. Ayın on dördü
(Osmanlı Dönemi) (Tuluka) Açık yüzlü ve hâli iyi olmak
(Osmanlı Dönemi) Cömert olmak
çuval şeklinde dikilip, ağzı iple büzülerek huni bağlanıp içine yoğurt dökülen temiz kaput bez
Tulum
Deri yayık
Tulum halinde çıkarılmış keçi derisinden yapılan su taşıma aracı
içine pekmez, peynir, yağ vs konulan yada yayık olarak kullanılan deri tulum
(Osmanlı Dönemi) SE'B
tuluk
Favorites