to transport oneself from place to place

listen to the pronunciation of to transport oneself from place to place
English - Turkish

Definition of to transport oneself from place to place in English Turkish dictionary

get around
(Fiili Deyim ) etrafı dolaşmak
get around
gezinmek

Tom gezinmek için koltuk değneği kullandı. - Tom used crutches to get around.

Sonunda, hastalıktan dolayı yürüyemez hale geldi ve gezinmek için motorlu tekerlekli sandalye kullanmak zorunda kaldı. - In the end, because of the disease, he became unable to walk and had to use a motorized wheelchair to get around.

get around
yürümek
get around
gönlünü yapmak
get around
başarmak
get around
kaçınmak
get around
güvenini kazanmak
get around
yayılmak (söylenti)
get around
çok gezmek
get around
gezin

Tom tekerlekli sandalye olmadan gezinemiyor. - Tom can't get around without a wheelchair.

Sonunda, hastalıktan dolayı yürüyemez hale geldi ve gezinmek için motorlu tekerlekli sandalye kullanmak zorunda kaldı. - In the end, because of the disease, he became unable to walk and had to use a motorized wheelchair to get around.

get around
dolaşmak

O caddede dolaşmak neredeyse olanaksızdı. - It was almost impossible to get around on that street.

get around
-den kaçınmak
get around
yayılmak
get around
yönetmek, etkisi altına almak
get around
yolunu bulmak
get around
hareket etmek, yürümek
get around
bir yol bulup -den kurtulmak; bir yol bulup (birini) atlatmak
get around
yasal boşluktan faydalanmak
get around
(haber) yayılmak
English - English
get around

Granny uses a wheelchair to get around.

to transport oneself from place to place

    Hyphenation

    to trans·port one·self from place to place

    Turkish pronunciation

    tı tränspôrt wʌnself fırm pleys tı pleys

    Pronunciation

    /tə transˈpôrt ˌwənˈself fərm ˈplās tə ˈplās/ /tə trænsˈpɔːrt ˌwʌnˈsɛlf fɜrm ˈpleɪs tə ˈpleɪs/
Favorites