to strengthen it or to protect or adorn the exposed surface

listen to the pronunciation of to strengthen it or to protect or adorn the exposed surface
English - Turkish

Definition of to strengthen it or to protect or adorn the exposed surface in English Turkish dictionary

facing
{i} kaplama
facing
(Tekstil) pervaz
facing
(Askeri) dönüşler
facing
dış görünüm
facing
dış kaplama
facing
dış yüzey
facing
{i} ön yüz
facing
(Tekstil) Pervaz: Giysilerin yaka, kol, etek gibi yerlerine veya kumaştan yapılmış diğer eşyaların kenarlarına geçirilmiş, dar, uzun parça
facing
yüz yüze gel

Sami bu kez ölüm cezasıyla yüz yüze geliyor. - Sami is facing the death penalty this time.

facing
(Tıp) Kaplama (diş)
facing
{i} koruyucu katman
facing
(isim) dönüş, dönme, koruyucu katman, üst tabaka, kaplama, sıvama
facing
astar/kaplama
facing
kumaşın kenarına geçirilen astar
facing
{i} dönüş
facing
(Askeri) DÖNÜŞLER: Komutla herhangi bir tarafa cephe almak için yapılan dönüş. Dönüşler üç çeşittir. Sağa dönüş (right face) , sola dönüş (left face) , geriye dönüş (about face)
facing
{i} üst tabaka
facing
{s} karşı olan
English - English
facing
to strengthen it or to protect or adorn the exposed surface

    Hyphenation

    to strength·en it or to pro·tect or a·dorn the ex·posed sur·face

    Turkish pronunciation

    tı strengthın ît ır tı prıtekt ır ıdôrn dhi îkspōzd sırfıs

    Pronunciation

    /tə ˈstreɴɢᴛʜən ət ər tə prəˈtekt ər əˈdôrn ᴛʜē əkˈspōzd ˈsərfəs/ /tə ˈstrɛŋθən ɪt ɜr tə prəˈtɛkt ɜr əˈdɔːrn ðiː ɪkˈspoʊzd ˈsɜrfəs/
Favorites