Pastayı eşit olarak paylaşmak zorundasın.
- You have to share the cake equally.
Annem doğum günüm için bir pasta yaptı.
- Mom made a cake for my birthday.
Tom kız kardeşine bir parça kek kesti.
- Tom cut his sister a piece of cake.
O, kek parçasını benimle paylaştı.
- She shared her piece of cake with me.
O aşırı para harcıyor.
- He's got money to burn.
O aşırı para harcıyor.
- He has a lot of money.
Babam vakit nakittir derdi.
- My father used to say that time is money.
Vaktin nakit olduğu gerçekten söylenilmektedir.
- It is truly said that time is money.
Bir pastayı eşit parçalara ayırma oldukça zordur.
- Cutting a cake into equal pieces is rather difficult.
O, kek parçasını benimle paylaştı.
- She shared her piece of cake with me.
Leyla, parası için Fadıl'ı canlı canlı yaktı.
- Layla burned Fadil alive for his money.
Mary servete konduktan sonra bir alışveriş çılgınlığına devam etti.
- Mary went on a shopping spree after coming into some money.
A cake of soap.
... DO NOT EAT THIS CAKE. ...
... well hot cake ...