Tom yaşlı olabilir ama o iyi durumda.
- Tom may be old, but he's in good shape.
Onun iş ilişkileri iyi durumda.
- His business affairs are in good shape.
Planında olmak istiyorum.
- I want to be in your plan.
O, öğle yemeğinde zamanında olmak için babasına söz verdi.
- She promised her father to be in time for lunch.
... to get you in really, really good shape. ...