to-sell

listen to the pronunciation of to-sell
English - Turkish

Definition of to-sell in English Turkish dictionary

hawk
{i} şahin

Aslanların şahinler üzerinde kolay bir galibiyeti vardı. - The Lions had an easy win over the Hawks.

Tom bütün sabah bir şahin gibi Mary'yi izliyor. - Tom has been watching Mary like a hawk all morning.

hawk
doğan

Doğan avcı bir kuştur. - The hawk is a bird of prey.

Kartallar, doğanlar ve şahinler avcı kuşlardır. - Eagles, falcons and hawks are birds of prey.

hawk
{f} seyyar satıcılık yapmak
hawk
{i} atmaca
hawk
işportacı
hawk
seyyar satıcı
hawk
kürek
hawk
tablacı
hawk
şahinle kuş avla(mak)
hawk
(isim) atmaca, şahin, doğan, açgözlü ve saldırgan tip, sertlik yanlısı politikacı, boğazını temizleme, öksürerek balgam çıkarma, sıvacı tahtası, harç tahtası
hawk
gezgin sa
hawk
{f} çıkarmak
hawk
{f} işportacılık yapmak
hawk
(Askeri) HAVK: Satıhtan havaya hareketli hava savunma sistemi, Kara Kuvvetleri için alçaktan orta irtifaya kadar hava savunma örtüsü sağlar. MIM-23 olarak adlandırılır
hawk
hawkish savaş yanlısı
hawk
{f} avlamak
hawk
{i} sertlik yanlısı politikacı
hawk
(fiil) avlanmak, avlamak, seyyar satıcılık yapmak, işportacılık yapmak, çıkarmak, yaymak, öksürmek, boğazını temizlemek
to sell
(Hukuk) satmak

Biz binayı satmak zorunda kaldık çünkü onu zararda işlettik. - We had to sell the building because for years we operated it in the red.

Tom'un sağlık giderlerini karşılamak için arabasını satmak zorunda kaldığından şüpheliyim. - I doubt that Tom had to sell his car in order to raise money for medical expenses.

English - English
hawk
to vend; for sale
to-sell

    Videos

    ... they tried to sell at a large coke and from the start I think our actual ...
    ... the environment and culture so that you immunize yourself against people who will try to sell ...
Favorites