the manner in which two things may be associated

listen to the pronunciation of the manner in which two things may be associated
English - Turkish

Definition of the manner in which two things may be associated in English Turkish dictionary

relation
ilişki

Onların ilişkisi hakkında bir şey bilmiyorum. - I don't know anything about their relationship.

Mutluluğun yüzde 90 kadarı tutum, yaşam kontrolü ve ilişkiler gibi unsurlardan geliyor. - As much as 90 percent of happiness comes from elements such as attitude, life control and relationships.

relation
ara

Aramızdaki ilişkiler bozuk gibi görünüyor. - Relations between us seem to be on the ebb.

O iki problem arasında herhangi bir yakınlık görmüyorum. - I don't see any relation between the two problems.

relation
naklediş
relation
takıntı
relation
aidiyet
relation
akraba

O, onun uzak bir akrabasıdır. - He is a distant relation of hers.

Onunla akrabalığınız nedir? - What's your relation with him?

relation
bağıntı
relation
{i} bağ

En büyük nimet sağlık, en büyük zenginlik kanaat, en büyük bağ da vefadır. - Health is the greatest gift; satisfaction the greatest wealth; fidelity the greatest relation.

relation
{i} söyleme
relation
{i} bağlantı
relation
{i} anlatma
relation
akrabalar
relation
{i} oran
relation
(Tıp) İlgi, ilişki, münasebet
relation
{i} ilgi

Tom bir ilişkiyle ilgilenmiyor. - Tom isn't interested in a relationship.

Ciddi bir ilişki ile ilgilenmiyorum. - I'm not interested in a serious relationship.

relation
relations i
relation
{i} nispet
relation
bağıntı,ilişki
English - English
relation
the manner in which two things may be associated

    Hyphenation

    the man·ner in which two things May be as·so·ci·a·ted

    Turkish pronunciation

    dhi mänır în hwîç tu thîngz mey bi ısōsieytıd

    Pronunciation

    /ᴛʜē ˈmanər ən ˈhwəʧ ˈto͞o ˈᴛʜəɴɢz ˈmā bē əˈsōsēˌātəd/ /ðiː ˈmænɜr ɪn ˈhwɪʧ ˈtuː ˈθɪŋz ˈmeɪ biː əˈsoʊsiːˌeɪtəd/
Favorites