tekrarlı

listen to the pronunciation of tekrarlı
Turkish - English
iterative
marked by repetition
repetitive
recurrent
tekrar
repetition

Repetition is the father of learning. - Tekrarlamak, öğrenmenin babasıdır.

Repetition plays a very important role in language learning. - Tekrarlama, dil öğrenmede çok önemli bir rol oynamaktadır.

tekrar
again

Can I have the menu again, please? - Menüyü tekrar alabilir miyim lütfen?

Don't make the same mistake again. - Aynı hatayı tekrar yapma.

tekrar
once again

Could you please repeat it once again? - Lütfen onu bir kez daha tekrarlar mısın?

The economy is in turmoil once again. - Ekonomi tekrar sarsıntıya girdi.

tekrarlı ondalık
recurring decimal
tekrar
{i} repeat

His repeated delinquencies brought him to court. - Tekrarlanan suçları onu mahkemeye getirdi.

Could you repeat that, please? - Lütfen şunu yeniden tekrarlayabilir misin?

tekrar
over

I've told you over and over again not to do that. - Onu yapmamanı sana tekrar tekrar söyledim.

I say the same thing over and over. - Aynı şeyi tekrar tekrar söylüyorum.

tekrar
over again

He read the article over and over again. - O makaleyi tekrar tekrar okudu.

I've told you over and over again not to do that. - Onu yapmamanı sana tekrar tekrar söyledim.

tekrar
recap

Tom attempted to escape but was quickly recaptured by his kidnappers. - Tom kaçmaya çalıştı ama onu kaçıranlar tarafından hızla tekrar yakalandı.

tekrar
function buttons
tekrar
from the first
tekrar
litany
tekrar
bis
tekrar
replication
tekrar
afresh
tekrar
iteration
tekrar
re-

He was re-elected mayor. - Belediye başkanlığına tekrardan seçildi.

He also didn't pass the re-exam. - Tekrarlanan sınavı da geçmedi.

tekrar
all

Repeating a mistake without recognizing it as one, is the biggest mistake of all. - Bir bütün olarak tanımadan bir hatayı tekrarlamak hepsinin içinde en büyük hatadır.

In 1603, when King James I came into power, football was allowed again. - 1603'te, Kral James iktidara geldiğinde, futbola tekrar izin verildi.

tekrar
back

You'll have to come back in a while: the man dealing with that business has just gone out. - Kısa bir süre içinde tekrar gelmek zorunda kalacaksın: o işle ilgilenen adam az önce dışarı çıktı.

Let me call you back later, OK? - Seni daha sonra tekrar arayayım,tamam mı?

tekrar
action replay
tekrar
troll
tekrar
rehearsal
tekrar
tauto-
tekrar
duplication
tekrar
retrieve

Your attempt to retrieve your password was not successful. Please try again. - Şifrenizi geri alma girişiminiz başarılı değildir. Lütfen tekrar deneyin.

tekrar
ana-
tekrar
revision
tekrar
{i} reiteration
tekrar
back again
tekrar
again, over, over again, once more
tekrar
(ders) review
tekrar
repetition; (televizyonda) action replay; again yine, gene, yeniden
tekrar
all over

We have to start all over again. - Biz tekrar baştan başlamak zorundayız.

I could fall in love with you all over again. - Size tekrar aşık olabilirim.

tekrar
encore

The crowd cried out for an encore. - Kalabalık tekrar için bağırdı.

tekrar
recapitulation
tekrar
re
tekrar
recurrence
tekrar
repetition, repeat
tekrar
anew
tekrar
tauto
tekrar
riff
tekrar
replay

Replay the last 10 seconds. - Son 10 saniyeyi tekrar oynat.

tekrar
an
tekrar
rehash
tekrar
reprise
Turkish - Turkish
Tekrar edilen, mükerrer
TEKRARLI
Tekrar edilen, mükerrer: "Belki de dünyanın hayatı bizimkinden daha monoton, daha yeknesak ve bilhassa daha tekrarlıdır."- Ş. Rado
TEKRAR
(Osmanlı Dönemi) Bir daha, yine, yeniden
TEKRAR
(Osmanlı Dönemi) (Kerr. den) Bir şeyi iki veya daha fazla yapma
Tekrar
(Osmanlı Dönemi) TERDAD
Tekrar
yine
tekrar
Aynı olayın, işin, hareketin yeniden ortaya çıkışı, tekrarlanması
tekrar
Bir daha, yine, yeniden, gene
tekrar
Bir konuşma veya yazıda aynı düşünceyi, kelimeyi birçok defa söyleme
tekrar
Bir daha, yine, yeniden, gene: "Kimi yaralandı geldi, tekrar gitti, kimi şehit oldu."- M. Ş. Esendal
tekrar
Aynı olayın, işin, hareketin yeniden ortaya çıkışı, tekrarlanması: "Gerçi hayat kitaba sığmayacak kadar geniştir, fakat tekrarlarla doludur."- A. Haşim